⚠ ATEŞKES YÜRÜRLÜKTE: ABD, İsrail ve İran, 7 Nisan (EDT) geç saatlerinde / 8 Nisan (İstanbul) sabahında iki haftalık ateşkesi açıkladı — 28 Şubat 2026'da başlayan çatışmanın 40. günü. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran askeri yönetiminde tam olarak açık tutulmasını öngören koşulları resmen kabul etti. Substantif barış müzakereleri 11 Nisan'da İslamabad'da başlayacak.
Ateşkes, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana ham petrol fiyatlarında yaşanan en büyük tek seans düşüşünü tetikledi: Brent vadeli işlemleri, 7 Nisan kapanış fiyatı olan 103,07 dolar/varilden (duyuru öncesi) gece seansında yaklaşık 92 dolara kadar indi; bu gelişme, Şubat sonu itibarıyla Hürmüz’ün fiilen kapandığı dönemden bu yana biriken jeopolitik primin kısmen tersine döndüğüne işaret ediyor. Çatışma öncesinde Brent 73 dolar civarında seyrederken, dünya deniz yoluyla petrol arzının yaklaşık yüzde yirmisini etkileyen en büyük arz kesintisi döneminde 110 doların üzerine çıkmış, ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre Mart 2026 ortalaması 103 dolar olarak gerçekleşmişti. EIA’nın Kısa Vadeli Enerji Görünümü, Brent’in 2026 ikinci çeyreğinde 115 dolar/varille zirveye ulaşacağını ve maksimum kesinti döneminde Brent-WTI farkının 15 dolar/varile çıkacağını öngörmüştü. Artık üç senaryo söz konusu:
yaklaşık %60 olasılıkla gerçekleşmesi beklenen baz senaryoda İslamabad görüşmelerinin ilerlediği ve Hürmüz’ün açık kaldığı ortamda Brent’in ikinci çeyrek boyunca 90–100 dolar/varil bandında istikrar kazanması;
yaklaşık %20 olasılıkla değerlendirilen yapıcı çözüm senaryosunda İran’ın petrol üretimini kademeli olarak artırmasıyla Brent’in 2026 ikinci yarısında 70–80 dolar/varile gerilemesi;
%20 olasılıkla öngörülen çöküş senaryosunda ise müzakerelerin çökmesi, Boğaz’ın yeniden kapanması ve Brent’in tekrar 110 doların üzerine sıçraması. Yıllık enerji ithalatı faturası 55–60 milyar dolar düzeyindeki Türkiye açısından Brent’teki her 10 dolar/varillik sürdürülebilir düşüş, yıllık enerji ithalat maliyetini yaklaşık 2–3 milyar dolar azaltmakta ve hem cari açık hem de lira değer kaybı baskısına doğrudan rahatlama sağlamakta.